• Gazete Manşetleri

logo

reklam
06 Temmuz 2018

“ NE İLKTİ NEDE SON OLACAK”

Türkiye’de son zamanlarda yaşanan çocuk cinayetleri ve cinsel istismarlara tepkiler çığ gibi büyüyor. 8 Yaşında Eylül ve 4 yaşında vahşide katledilen çocuklara karşı yurdun dört bir tarafından nefret açıklamaları geliyor.
Malatya demokratik kadın Platformu da bu kapsamda bir açıklama gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen açıklamada şunlara yer verildi; “Kısa bir sure önce 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara’nın ve 3,5 yaşındaki Leyla Aydemir’in kaybolduğunu basından öğrendik. 15-20 günlük aramadan sonra cansız bedenleriyle karşılaşıldı. Gün geçmiyor ki her gün bir kadın cinayeti, çocuk istismarı ve ölümü haberleri gazete sayfalarında eksik olmasın.
Bu istismarların ve cinayetlerin nedeni evlilik yaşının düşürülmesi; bazı din adamlarının kız çocuklarının evlilik yaşıyla ilgili beyanları; eğitim dilinin ve müfredatının cinsiyetçi ve eril olması; mevzuatta var olan cezaların uygulanmaması veya cezasızlık politikalarının olağan hale getirilmesi; kadının çalışma hayatında, yönetimde ve siyasette eşit koşullara sahip olmaması gibi nedenler olarak sıralayabiliriz.
Kamuoyunun bu kadar hassas olduğu ve etkili önlemler için taleplerini yükselttiği bir durumda, Leyla’nın ve Eylül’ün ölümü karşısında yükselen tepkilere hükümet sözcüleri “Bu konudaki hassasiyetinizi biliyoruz, zaten yasal düzenleme için bir hazırlığımız var, bir an önce uygulamaya geçireceğiz.” diyerek seçim sürecinde rafa kalkan ‘hadım ve idam’ yasasını yeniden önümüze sürdüler. Bu tasarı çocukların istismarına ilişkin suçların soruşturulması ve kovuşturulması aşamasında yayın yasağı getirmektedir. Ayrıca bu düzenleme ceza belirlerken 12 yaş kademesi getirmektedir. 15 yaş üstü için ‘silah ve tehdit kullanmışsa’ ve şikâyet edilmişse ceza verilebilecek. Ceza artırımlarıyla, hadım ve idamlarla istismarların ve cinayetlerin önlenmesi sağlanamaz. Bunun yerine bu tür durumları teşvik edici söylemler, tavırlar, davranışlar ve demeçlerden uzak durulmalıdır.
Bugün Türkiye’de istismar ve şiddet olaylarını önleme tarzı, olay yaşandıktan sonra müdahale etmeye dayalı bir sistem bulunmaktadır. İstismarla mücadele için temel olan, istismarın oluşmasına zemin hazırlayan bütün faktörlerin ortadan kaldırılması için seferber olmak gerekmektedir.
18 yaşının altındaki her bireyin çocuk olduğu kabul edilmeli ve tüm yasal mevzuat buna uygun hale getirilmelidir. Evlenme yaşının küçültüldüğü her türlü düzenleme kaldırılmalıdır.
Her alanda çocuk haklarının öncelik olarak belirlendiği, ailelerin ve toplumun istismar konusunda bilgilendirildiği bir sistem gerekmektedir.
Kanunlar, eğitim sistemi, sağlık sistemi ve toplumsal hayatın her alanı, kurumların işleyişi çocukların ihtiyacına göre şekillendirilmelidir. Bunların eksik kaldığı her durum çocukların istismarına zemin hazırlar.
Leyla’nın ve Eylül’ün yaşadıkları ne ilktir ne de son olacaktır. Çocuklar geleceğimizdir, geleceğimize her alanda sahip çıkmalıyız. Bir dokunulmazlık var ise bu milletvekillerine, ayrıcalıklılara, hâkimin karşısına düğmesini ilikleyerek çıkan ve çocuk istismarı cezasından indirim alanlara değil çocuklara uygulanmalıdır.
Çocuklarımızın hayatı karartılmasın diye birlik olmalıyız eğer örgütlü ve dayanışma içinde olmazsak bu istismarların ve cinayetlerin bir sonu gelmez.
Yasal ve hukuki düzenlemeler örgütlü güç ve mücadele ile olur.
Bütün kadınları tüm bu istismar ve cinayetlere durdurmak için mücadeleye çağırıyoruz.
Eylül’ün, Leyla’nın ve diğer bütün mağdur çocukların katilleri hesap versin, istismar sorumluları yargılansın.
Çocuk susar sen susma! Çocuk istismarlarına ve cinayetlerine son! Çocuklar geleceğimizdir, geleceğimize sahip çıkıyoruz”

Share
1479 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ