• Gazete Manşetleri

logo

reklam

KAYA “DAN’2015.2016.DEĞERLENDİRDİ

images2015-2016 eğitim öğretim ikinci yarı yılı başladı. Eğitimsen Şube Başkanı Tarık Kaya, yeni döneme ilişkin genel bir değerlendirme yaparken, özellikle İnönü Üniversitesi Rektörü Cemil Çelik’e 91 öğrenciyi sudan sebeplerle okuldan uzaklaştırmak yerine bir eğitimci olarak sorumluluk alması gerektiği önerilerinde bulundu.

Malatya Eğitimsen Şube Başkanı Tarık Kaya 2015-2016 eğitim öğretim ikinci yarı yılına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Kaya, İnönü Üniversitesinden uzaklaştırılan 91 öğrenciye ilişkin tavrından dolayı üniversite rektörünü eleştirdi.

“DEREBEYİ REKTÖR VE REKTÖRLÜK KURMAYLARI”

Kaya, değerlendirmesinde öncelikle, İnönü Üniversitesinin kanunsuz, hukuksuz, sorumluluktan uzak bir yöntem şekli izlediğine vurgu yaparak, “İnönü Üniversitesinde derebeyi rektörlerin ve rektörlük kurmaylarının öğrencilerin eğitim öğretim hakkını elinden alma durumu ile karşı karşıya kalıyoruz. Sanki oralarda bir derebeyleri var bu ülkede kanun yok hukuk yok kendi kurallarını uygulayıp öğrencilerin eğitim öğretim haklarını ellerinden alma noktasında büyük çaba sarf ediyorlar. Bir pedagojik formasyon sürecine tabi tutulmuş eğitimci, öğrencisi ile buluşmalı. Öğrencinin her yaptığını ceza olarak değerlendirirse bir eğitimci Türkiye’de üniversiteler dahil olmak üzere 20 milyonu aşkın öğrencinin her etkinliğini, her eylemini, her aykırılığını cezalandırıp onları mahkeme süreçleriyle ilkokuldan, ana okuldan başlayarak eğitim öğretim sisteminin dışına çıkarmamız gerekiyor. Oysa biz eğitimciler öyle değiliz. Çocuklarımızın, gençlerimizin karşılaştığı her sorunda oturup konuşup tartışmak onlara doğru yolu göstermekle sorumlu insanlarız çünkü bizler eğitimcileriz” ifadelerini kullandı.

KAYA, BASINA YANSIYAN REKTÖR HABERLERİNE ATIFTA BULUNDU

Kaya, değerlendirmesini İnönü Üniversitesi öğrencilerinin uzaklaştırılması ile sürdürürken, her eylemin suç olarak algılanamayacağını, aynı şekilde bizzat İnönü Üniversitesi Rektörünün de basında birçok suçlama ile gündeme geldiğini belirtti. Kaya, ayrıca şu ifadeleri kullandı, “Profesör oldunuz diye dünü unutmanız mı gerekir, uzaklaştırılan çocuklarda fakir halkın çocuklarıydı. Hemen 90 tanesini okuldan uzaklaştırmanız, 6 ay 1 haftalık keyfi cezalar vermen mi gerekirdi? Bu anlamda Malatya İnönü Üniversitesi Rektörlüğü kendi bünyesinde bulunan öğrencileri ile buluşmak yerine bu öğrencileri sistem dışına atma yönünde çaba gösteriyor. Her suçlama gerçeği yansıtıyorsa, İnönü Üniversitesi Rektörü hakkında Malatya basınında da takip ediyoruz sık sık suçlamalar dile getiriliyor. Dolayısı ile ben üniversitedeki bilim çalışanlarının ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu biliyorum ama özellikle Rektör Beye seslenmek istiyorum kendisi bir eğitimcidir, öğrencilerin sorunları olabilir, farklı düşünebilirler, ülkeyi algılama düzeylerinde farklılıklar olabilir ama bir eğitimci olarak onlarla konuşmak dertleşmek onun görevidir. Disiplin kurullarının verdiği kararlara imza atmak bir eğitimci olarak onun görevi değildir. Bunu kendisine hatırlatmak isteriz. Kendisi Malatya’nın çocuğu üstelik dolayısı ile bu topraklarda bu gençlere daha doğru yolu göstermek varken ‘hadi sizi üniversiteden bir yıllığına atıyorum’ şeklinde yaklaşımlar kabul edilebilir değil.”

“HERKES KÖR, SAĞIR, DİLSİZİ OYNAMAYA DEVAM EDİYOR”

Eğitimsen Malatya Şube Başkanı Tarık Kaya değerlendirmesine, başlayan ikinci yarıyıl eğitim öğretim döneminde Güneydoğu’da yaşanan çatışmalı sürece dikkat çekerek devam etti. Kaya, “Tüm ülkede yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın eğitim emekçisi bugün itibari ile okullarına başladı. Ama tabi bu bütün ülke için geçerli değil özellikle Şırnak ilimize bağlı gerek Cizre, Silopi, Diyarbakır’a bağlı Sur ilçesinde eğitim öğretim yapılamıyor. Bütün ülke bunu izliyor. Çatışmalı sürecin eğitim emekçilerine yansıması ile beraber bunun yanı sıra öğrencilerimiz de bu süreçte ciddi anlamda etkileniyor. Israrla söylüyoruz ama bu söylemlerimiz çok da hükümet tarafından dikkate alınmıyor. Türkiye halkı da buna duyarsız kalıyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın gibi herkes bu duruma karşı kör, sağır, dilsizi oynamaya devam ediyor. Ama biz şunu söylüyoruz Eğitimsen olarak çatışmalı süreç öğrenciler ve çalışanlar üzerinde ciddi tahribatlar yarattı. Bu sürecin bir an önce sonlandırılması demokratik, barışçıl yollarla sorunun çözümü noktasında hükümetin bu konuda daha büyük çaba sarf etmesini ısrarla söylüyoruz” şeklinde belirtti.

Kaya, yeni dönemde de eğitim emekçilerinin birçok sorununun sürdürdüğün dikkat çekerek, yaşanan sorunları şu şekilde özetledi, “Eğitim öğretim açısından diğer bir sorun görevden alınmış eğitim yöneticilerimiz vardı. Açtıkları davayı kazandılar bu yöneticilerimiz. Gerek İdari gerek Danıştay nezdindeki davaları kazanmış olan bu arkadaşlarımız buna rağmen Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri davalarını kazanmış arkadaşlarımızı görevlerine atamıyor. Oysa yargıda kazanılan dava sonucunda arkadaşlarımızın atamalarının yapılması gerekiyor. Hukuksuz bir şekilde arkadaşlarımız görevlerine atanmıyorlar. Böyle haksızlıklar içerisinde bir ikinci döneme başlamış bulunuyoruz. Israrla bu durumun takipçisiyiz. Yine mazeret grubu tayinleri ile ilgili özellikle sağlık durumundan ötürü ataması bekletilen arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızın dilekçeleri geri çevriliyor. Yine ilimizde ve Türkiye genelinde ciddi bir sorun söz konusu. Norm fazlası öğretmenlerin kendi alanlarından çıkartılıp başka yerlere gönderilmesi noktasında resen atamalarla karşılaşıyor arkadaşlarımız. Mesela lise öğretmenleri norm fazlası durumda Battalgazi ilçesinde tutuluyor onlar ortaokullara görevlendiriliyor. Dolayısı ile tamamen keyfi yapboz tahtası içerisinde liyakat esaslı getirilmeyen yöneticilerin Milli Eğitimi yönetme noktasında ortaya çıkan tam bir kaos ve karmaşa tablosu. Diğer bir husus, bir taraftan özel okullara trilyonlarca ciddi kaynaklar aktarılırken, devlet okullarına bütçe görüşmeleri sürüyor. 11 Şubat’ta mecliste plan bütçe komisyonunda görüşülecek, tartışılacak dolayısı ile kamu okullarına kaynak ayrılmaması ile karşı karşıyayız. Bu konuda da taleplerimizi dile getiriyoruz. Diğer taraftan ataması yapılmayan öğretmen arkadaşlar trajedi durumuna getirildi. Atama başvuruları dün son buldu. Yeni dönemde, 30 bine yakın arkadaşın atanacağı söyleniyor ama Milli Eğitim Bakanlığı kendi ihtiyacı olan açık atamaları bile yerine getirmiyor.”

Share
889 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ