• Gazete Manşetleri

logo

reklam
31 Mart 2018

Malatya’da Barış Vakfı tarafından STK’lar ile “Çözüm süreci Konuşularak, çözüm sürecine yeniden
dönülmesi noktasında” istişarelerde bulunuldu.

İHD Malatya Şubesi tarafından organize edilen toplantıya, Malatya’da bulunan bazı STK temsilcileri ile
Malatya’da yaşayan kanaat önderleri katılım sağladı.
Yapılan toplantıda ilk olarak açıklama yapan İHD Malatya Şube Başkanı Gönül Öztürkoğlu
“2013’de  başlayan ve iki  yıla aşkın Barış sürecinin Bölgede önemli bir Barış havası
estirdiğini  unutmayalım, ama çözüm sürecinden yeniden çatışmalı ortama gelinmesinin
nedenlerinden biri STK’ların olmayışıydı. Uzun bir zamandır, gelin Barışı konuşalım, diye bir yapı
olmamıştır. Böyle bir toplantı çok kıymetlidir.  Barış sadece çatışmanın olmaması değildir. Dilemekle
de olmuyor. Gerçekleşmesi için çaba harcamak gerekir. Barış öngörülebilir bir gelecek bir adalet
düzenidir. Tam da bu süreçte STK’ların devreye girmesi gerekir. Kolay bir şeyden söz etmiyoruz, Barışı
bu çerçeveye oturtmalıyız. “Bilindiği üzere ülkemiz yaklaşık iki yıl süren bir ‘Çözüm Süreci’ deneyimi
yaşadı. Üstelik çözüm sürecinde çok olumlu bir hava yaşandı. Çalışmalı hâlin artık yaşanmayacağı ruh
hâli yaşanmaya başlanmıştı. Çatışmalar öyle bir hâle evirildi ki, ölümleri hiç önemsemez olduk.Tabi
dünyadaki çatışmak süreçlerin sonlandırılmasında da sivil toplum kuruluşlarının çok önemli katkıları
var.  Buradan iki örneği dile getirmem iyi olur. Biri Kolombiya örneğinde her iki tarafın yaptığı
açıklamada eğer sivil toplum sürecin içinde yer almamış olsaydı bu iş çözülemezdi diyorlar. Diğer bir
örnek de her ne kadar bizler buradan Arakanlılar’la sınırlı görsek de gerçekten Myanmar’da da canlı
tanığı olduk. “STK’ların Barış süreçlerinde rolleri artacak. Ama süreç içinde bugün gelinen noktada
Barış  dili  terk edildi ve yerini çatışma diline bıraktı. Bugün burada,Ülkemize Barışı nasıl getireceğimizi
konuşalım diye bir arada bulunuyoruz. Burada en büyük rol STK’lılara düşüyor gelin Barışı inşa
edelim”
Eski MAZLUMDER Başkanı Hüseyin Sarıgül; “Barışa ve bu rapora sivil toplum kuruluşlarının
katkılarının neler olacağını tartışacağız ve barış imalı bir toplantı yapıyoruz.”dedi.
Barış Vakfı Genel Başkanı Hakan Tahmaz, STK’lar ile birlikte çözüm süreci ile ilgili istişare yaptıklarını
belirterek şunlara yer verdi; “Sadece Türkiye değil, bölgemiz oldukça karmaşık ve karışık. Öyle bir
süreçten geçiyoruz ki, Barış demek, Barış istemenin suç olduğu, toplum tarafından, bireyler
tarafından, bu ülkede yaşayan, birlikte yaşamaktan başka bir yolu olmayan İnsanlarımızın büyük bir
kısmı tarafından bu böyle, şimdi barışın konuşulmasının zamanı mı? Memleketin içerisinde bulunduğu
durum, OHAL nedeniyle bunun düşünüldüğü ve dillendirildiği süreçte başka bir şey konuşamayız.
Bizim varoluş amacımız, varlığımız bütün insanlık açısından bir insan için en kutsal şey, yaşam
hakkıdır. Bizim Barış Vakfımız 2016 yılında kuruldu. Uzun süre biz barış çalışması yapıyorduk ama
resmileşmememiz 2016 yılında gerçekleşti. Bizim için en kutsal değer, insanlık değeri yaşam hakkını
savunmaktır. Her koşulda, barışı konuşmak ve barış isteğinden uzaklaşılmaması için çaba sarf
etmeliyiz. Bu topraklarda bu çok konuşulan bir konu ama son dönemlerde sıklıkla gündeme gelen bir
konu. Bizde bu konunun her meselesini konuştuk ve konuşmaya devam ediyoruz. Barış Vakfı, bu
çalışmaları yaparken şöyle düşünerek hareket ediyor. Biz bu konuda çok tartıştık özellikle 2015 çözüm
süreci bittikten sonra her birimiz, her platformda dile getirdik. Ne oldu, kim ne hata yaptı da bu
çözüm süreci diyebildiğimiz kıymetli süreç sona erdi. Ölümlerin büyük ölçüde, insan yaşamının kıymet
akledildiği bir süreç yaşadık biz. Ak Parti ne yaptı CHP ne yapamadı her şeyi konuştuk. Ama bir şeyi
konuşmadığımızı düşünüyorum, oda bu toplumda çalışan sivil toplum örgütleri neyi, neden
yapamadığını söylemedi. Konuşma cesareti gösterip ya bizim, bizim mahallelerimizin, kendimizin
eksikliği ne sorusunu sormuyoruz. Biz esas olarak sivil toplumun, kendisi ile yüzleşmesi gerektiğini
düşünerek son raporumuzu sivil toplum üzerine yapıyoruz. Çünkü daha önce iki tane rapor hazırladık.
Birincisi 2014 yılında daha çözüm süreci bitmemişti 2015 ‘in Nisan ayında da kamuoyuna

açıkladığımız rapordu. Daha sonra çözüm sürecinden sonra bir krize girildiğini ve bu krizden
çıkılmanın imkanlarını tartışmıştık. Bu sene ise Aralık ayı sonundan itibaren, sivil toplum örgütlerinin
durumu. Burada ki temel amacımız, dünyanın bütün örneklerinden bilindiği üzere, sivil toplum
örgütlerinin çözüm süreçlerinde, barış süreçlerinde etkin bir konuma sahip olmadan çözüme
ulaşılmaz”

 

 

Share
806 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ